enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
33,0722
EURO
36,1765
ALTIN
2.610,63
BIST
11.139,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli
Parçalı Bulutlu
34°C
Kocaeli
34°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
34°C
Cumartesi Açık
34°C
Pazar Parçalı Bulutlu
33°C
Pazartesi Az Bulutlu
31°C

Göçe zorlanan Bulgaristan Türkleri yaşadıklarını unutamıyor

Göçe zorlanan Bulgaristan Türkleri yaşadıklarını unutamıyor
23.05.2022
0
A+
A-

O dönem yaklaşık 350 bin Bulgaristan Türkü’nün göçe zorlanmasının üzerinden 33 yıl geçti.Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç eden ve Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yaşayan 2 çocuk annesi, 4 torun sahibi 81 yaşındaki Şükriye Yılmaz, Türkiye’ye göç ettiğinde 48 yaşında olduğunu söyledi. Yılmaz, Bulgaristan’da zorunlu göçle ilgili baskıların 1985 yılında başladığını belirterek, 2003’te vefat eden eşinin ressam olduğunu, yaşadıkları kasabada baskılara boyun eğmeyenlerin sürgüne götürüldüğünü kaydetti. Eşinin de sürgüne götürüldüğünü ve kendisinden 45 gün haber alamadığını dile getiren Yılmaz, “Milliyetçi insanları topladılar götürdüler. Öğretmen, mühendis, doktorlar vardı. Ne çileler çekmişler. Kanal kazdırmışlar, orman temizletmişler, bazılarını dövmüşler. Rahmetliyi de çok dövdüler. O da çok dayak yedi. Çocuğumu işten çıkardılar, iş vermediler. Polisler, devamlı evin etrafında gece gündüz dolaşırlardı. Türkçe konuşmak yasak. Birbirimizin adlarına bir şeyler uydurduk, Bulgar adı söylememek için” ifadelerini kullandı.”TÜRKİYE’NİN OLDUĞUNU HEP HİSSEDERDİK”Eşinin, Bulgaristan’daki Türklerin yaşadıklarını, hem Türkiye’deki hem de Avrupa’daki televizyon kanallarına ulaştırmaya çalıştığını anlatan Yılmaz, Bulgaristan polisinin, bu nedenle evlerine birkaç kez baskın düzenlediğini ve evde verici aradığını söyledi.Yılmaz, eşinin 45 günlük sürgünün ardından 4 sene Belene Kampı’nda kaldığını ifade ederek, şöyle devam etti: “Eşimi Bulgar ismini kabul etmediği için tutukladılar. Türkiye aşığıydı. Eşim toplantılar yapardı, Türkiye sevdalısıydı. O yüzden onu tutukladılar. Ayda bir kere görmemize izin vardı. 4 yıl çalıştım, idari ettik. Okulda aşçıydım. Zar zor idare ettik. 1988 yılının aralık ayında eşimi bıraktılar. Zaten 1989 yılının mayıs ayında Türkiye’ye göç geldi. Bizi sürgün edecekler ama bize hiçbir şey vermediler. 3 bavulla geldik. Sabah trenle Viyana’ya gönderdiler. Viyana’da 2 akşam kaldık. Sonra (Turgut) Özal uçak gönderdi, aldı bizi. Uçaktan inen, zaten hemen yere yattı toprağı öpmeye. Ağladık. Nasıl söylesem? Anlatılacak gibi değil o heyecan” dedi.“TÜRKİYE’NİN TUTUMU ÇOK İYİYDİ”Yılmaz, ilk etapta Bursa’ya gittiklerini, daha sonra Kocaeli’ye yerleştiklerini, bir hastanede temizlik görevlisi olarak işe başladığını belirterek, bir süre sonra düzenlerini kurduklarını anlattı. Bulgaristan’da yaşadıkları baskıları hiç unutmadıklarını vurgulayan Yılmaz, “Yaşadıklarımız hep aklımızda. 2 kişi bir araya geldik mi çektiğimiz zahmetleri anlatıyoruz. Onlar unutulacak şeyler değil. Türkiye’nin tutumu çok iyiydi. Türkiye’ye ayak bastığımızda, mutluluk, gözyaşı, heyecan, her şey vardı. Türkiye’nin arkamızda olduğunu hep hissederdik çünkü radyoları dinlerdik. İzmir’de, İstanbul’da, Ankara’da yürüyüşler olurdu. Bir gün gelecek ‘Türkiye bizim arkamızda olacak.’ derdik, oldu da.” şeklinde konuştu.Haber: AA