enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,4957
EURO
34,8952
ALTIN
2.409,73
BIST
10.391,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli
Hafif Yağmurlu
35°C
Kocaeli
35°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
28°C
Pazar Açık
30°C
Pazartesi Az Bulutlu
29°C

Sanat alanı kendini bu ortamdan kurtarmalı

Sanat alanı kendini bu ortamdan kurtarmalı
09.05.2022
0
A+
A-

Sanat Meclisi, 2022 yılının nisan ayında sanat alanında gerçekleşen hak ihlalleri raporunu yayınladı. Raporun sonuç bölümünde, “Sanat alanı 2022 baharında salgın hastalık ve konulan yasaklarla zorlu günler geçirdi. Sanatçılar yaşamak için ağır borçlanmalar içine düştüler. Sezon başında toparlanmaya çalışan sanat alanı iktidarın başarısız ekonomik programının kurbanı oldu. Her sektörde fiyatların tavan yapması esnafı, halkı olduğu kadar sanat alanını da vurdu geçti. İktidar bir yandan da sansür, baskı ve tutuklamalarla sanat alanına göz açtırmıyor. Sanat alanı politik perspektiften yoksun her kalkışmada kendini yanılgılar ve yenilgiler içinde buldu. Sanat alanı kendini bu ortamdan kurtarmalıdır” görüşlerine yer verildi.  Sanatçılar hakkında soruşturmaların peş peşe açıldığı bir aydan geçildiği; sansür, yasaklama,  tutuklama ve ekonomik çıkmazlar nisan ayında da sanat alanının gündeminde olduğu belirtilen raporda hak ihlalleri şöyle sıralandı:Rekabet Kurulu, Nadir Kitap Bilişim ve Reklamcılık AŞ’ye 346 bin 765 lira idari para cezası verdi. Sebep şu: NadirKitap’ın; satıcı üyelerinin www.nadirkitap.com’a yükledikleri kitap verilerine erişimi ve bu verilerin taşınabilirliğini haklı bir gerekçe olmadan engellemek suretiyle kanunun ilgili maddesi çerçevesinde hâkim durumunu kötüye kullanması. İnternet sitesi ‘gorulmustur.org’un yöneticisi olan Adil Okay’ın değişik zaman ve mekânlarda Asya, Afrika ve Avrupa’da siyah-beyaz çekilmiş fotoğraflarından oluşan “Konuşan Fotoğraflar” adlı kitabı “müstehcen” bulunarak Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevine alınmadı. Karara tepki gösteren Akay, “Müstehcen fotoğraflar neler? Bir nü fotoğraf var, bir reklam panosu fotoğrafı. Ben bu kitabı sübyan koğuşuna yollamadım ki, yetişkinler koğuşuna yolladım. Akıl almaz bir yasak, şiddetle protesto ediyorum” dedi. İnfaz hâkimliğine başvurulması üzerine kitaptaki iki fotoğraf için Baysal haklı bulunurken, bir fotoğrafın üzeri boyanarak “ilgiliye verilmesine” karar verildi. Baysal, konuya ilişkin Adil Okay’a gönderdiği mektupta, “Bugün kitabı arkadaşlarla incelediğimizde, güzel memleketimizin nasıl yavaş yavaş karanlığa itildiğini gördük. Derler ya cezaevleri toplumun aynasıdır. Sanırım dışarıdaki halkımızın da aynaya bakma zamanı geldi” dedi. 24 Nisan 2022 günü Damal Dernekler Federasyonun düzenlediği 1 Mayıs etkinliği, “Grup Yorum katılacak” gerekçesiyle yasaklandı. Bu yasaklamaya karşı Damal Dernekler Federasyonu durumu protesto etmek için basın açıklaması yaptı. Sosyal medyada sanatçı Pınar Aydınlar hakkında; Lenin’in “Kadınsız devrim olmaz, kadın devrim yapmadan kurtulamaz” sözlerinin, yaşamını yitiren Partizan emektarı Hüseyin Peken’in fotoğrafı ve konser görüntüleri eşliğinde paylaşarak “MLKP propagandası” yaptığı iddiasıyla soruşturma açıldı. Kâğıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde ifade veren Aydınlar, “Halkın sanatçısıyım, halkın çıkarına olan şeyleri paylaşırım, etkinliklere katılırım” dedi. Gece 12.00 yasağının hâlâ devam ediyor olması ve ülkedeki ekonomik kriz müzisyenlerin iş alanını daha da daralttı. Müzik emekçileri kaşe fiyatlarının düşürülmesinden orkestralardaki müzisyen sayısının azalmasına, enstrüman fiyatlarının fahiş fiyatlara ulaşmasından sigorta sorununa kadar pek çok problemle mücadele ediyor. Düzenli iş bulamayan emekçiler çareyi başka mesleklerde arıyor. Müzisyenler arasında satış temsilciliği yapan da var idari personel olarak çalışan da. Konservatuvar mezunu olan müzisyenler, “Biz bu işe yıllarımızı verdik, sonucu bu olmamalı” diyor. Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYORBİR) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Gümüş ise, “İlk zamanlarda dayanışma ilişkileriyle ağır aksak yürüyen hayat durma noktasına geldi. İntiharlar yaşandı. Müzik aletlerini satmak zorunda kalanlar oldu. Müziği bırakanlar, köyüne, memleketine çekilenler, başka isler bulmaya çalışanlar oldu. Tüm bu gerçekler ortadayken ve genelde tüm yasaklar kalkmışken, müzik alanında, saat 24.00’ten sonra müzik yasağı hâlâ devam etmekte. Bu anlaşılır bir durum değil. Turizm alanlarında müzik bilindiği gibi, en çok saat 24.00’ten sonra dinleniyor. Zaten tüm pandemi süresince, büyük sıkıntılar içinde düşmüş müzisyenlerin yaşamı, bu yasakla giderek daha da çekilmez hale geliyor. Bir an önce müzikteki bu zaman sınırlaması kalkmalı. Ayrıca yaklaşık 1 yıl önce, maddi sıkıntılar yaşayan müzisyenlere Kültür Bakanlığı üzerinden yapılan maddi yardımın yeniden işleme konması gerekiyor. Müzisyenlerin ve sahne sanatçılarının sağlık sorunları, sigorta, sanatçı borçlanma yasası gibi beklentileri konusunda çözümler üretilmelidir” diyor. 1995’ten bu yana profesyonel anlamda müziğin içinde olduğunu belirten Hakan Yılmaz da iki yıldan fazla süredir müzik alanında düzenli bir iş bulamadığını söylüyor. Yılmaz, 3 aydır dershanede satış temsilciliği yapıyor. Bir çocuğu olduğunu belirten müzisyen, tek şansının eşinin öğretmen olması olduğunu ifade ediyor ve “Eşim de çalışmasaydı ya Adana’ya memlekete ailemizin yanına gidecektik ya da çaresizlikten hayatına son veren müzisyenlerin arasında bizim de ismimiz olacaktı belki” diyor. Dilan Bedirhanoğlu ise 25 senedir müziğin içinde olduğunu belirtiyor. Bilkent Üniversitesi konservatuvar mezunu olan müzisyen, çello ve piyano çalıyor. Otellerde, belediyelerin meclisin müzik organizasyonu işlerinde yer alıyordu. Pandemi öncesinde bile çok ciddi sıkıntılar yaşadıklarını ifade eden müzisyen, “Ben 6 sene Devlet Tiyatroları’nda çalıştım fakat yevmiyeli çalıştığımız için hiçbir zaman sabit bir gelirim olamadı. Her zaman müzik organizasyonları ve özel derslerle para kazanmak zorunda kaldım. 25 yıllık müzisyen olarak hiçbir zaman kendime ait bir piyanom olamadı. Çellom üniversiteden sonra oldu. Onu da 2 buçuk sene boyunca ödedim. Piyanom hiç olmadığı için özel dersleri karşılayamadım. Sağlık sigortasından yararlanamıyoruz. Ben 17 yaşımdan beri özel dersler veriyorum. Hiçbir zaman uzun yıllar çalıştığım bir işim olmadı. Şimdi bir kurumda idari personel olarak çalışmaya başladım. Ülke öyle bir yere gidiyor ki okullar kapatılıyor, sanat etkinlikleri engelleniyor” diyor. Elektrikleri ikinci kez kesildiği için oyunlarını ışıldakla sahneleyen Moda Sahnesi, ticari bir tiyatro değil “özerk kamusal tiyatro” olduklarını belirterek elektrik saatini açacaklarını duyurdu: “Tiyatro sanatından ödün vererek sürdürdüğümüz bu süreci artık sonlandırıyoruz çünkü oyunlarımızın estetik açıdan niteliklerini kaybetmesine geçici olarak izin verebilirdik. Bu süre bizim için doldu. Artık kendi enerji hakkımızı, kendi kendimize sağlamaya karar verdik. Bugünden itibaren saatimizi kendi kendimize çalıştırıyoruz. Hakkımız olan ama gasp edilen elektrik enerjisini kullanmak için yeteri kadar bekledik. Bu süre zarfında ne Kültür Bakanlığı, ne yerel yönetimler, ne de Sabancı Holding problemi çözmek için bizimle temas kurdu. Soruna çözüm getirmek gerekiyordu, biz de çözüm getirdik ve çözdük. Devlet ve Şehir Tiyatroları’nın elektrik faturaları hangi kaynaktan ödeniyorsa, Moda Sahnesi’nin elektrik faturaları da o kaynaktan ödenmelidir. Alan Kadıköy’ün, CKM’nin, Haldun Taner Sahnesi’nin, Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin, Cevahir Sahnesi’nin, AKM’nin elektrik faturaları nasıl ödeniyorsa aynı biçimde.” Kültür Sanat Sen, AKP’nin her seçimde vaat edip yerine getirmediği 3600 ek gösterge konusunda açıklama yaptı. Açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda ihtisas personeli olarak istihdam edilen ve en az öğretmen, polis, din görevlisi ve hemşire kadrolar kadar iş yükü ve eğitimi bulunan kültür, sanat, turizm alanlarında emek harcayan arkeolog, müze araştırmacısı, folklor araştırmacısı, turizm araştırmacısı, kütüphaneci, restoratör ve konservatör gibi unvanların da olduğu hatırlatıldı. Teknik Hizmetler sınıfında yer alan bu unvanların 2200 ek gösterge oranı ile çalıştığı belirtilen açıklamada, “Yapılacak düzenlemeye bahse konu unvanlarında eklenmesi gerektiğini talep etmekteyiz. Ayrıca lisans mezunu olup bakanlığımızda memur olarak istihdam edilen diğer kamu emekçilerinin de en az 3600 ek gösterge oranında faydalanmaları sağlanmalıdır. Lisans mezunu olmayan ve bakanlığımızın değişik hizmet sınıfları ve unvanlarında istihdam edilen kamu emekçilerinin de ek ödeme oranları 3000 olarak düzenlenmelidir.  Temininde güçlük çekilen eleman” olarak tanımlanan ödenekli sanat kurumlarında 3600 ek gösterge oranı ile istihdam edilen İdari Sözleşmeli Sanatçıların da TRT Sanatçılarında olduğu gibi 6100 ek gösterge oranına getirilmesi gerektiği” söylendi. “Türkiye” isimli gazetede yazan Cem Küçük, TGRT haber kanalında yaptığı programda, dokunulmazlığı kaldırılan HDP Diyarbakır milletvekili Semra Güzel üzerinden Ressam Hakan Yaşar’ı hedef gösterdi. Hakan Yaşar’ın 4 Aralık 2021 tarihinde Diyarbakır’daki sergide Semra Güzel ile çekilmiş fotoğrafını ekrana veren Küçük, bu fotoğraf üzerinden Güzel’in Norveç’te olduğu iddiasında bulundu ve  “Zaten dağdaki ömür bir yere kadar. Sonra gidip Avrupa’da rahat içinde yaşıyorlar. Hakan Yaşar isimli Norveç’te yaşayan… O da bir PKK’lı. PKK’lı bir ressam… Semra Güzel ile fotoğrafını koymuş Kürtçe. Hakikaten inanılır gibi değil” ifadelerini kullandı.  Sosyal medya hesabı üzerinden Küçük’e tepki gösteren Ressam Hakan Yaşar ise, “Türk değilim Kürdüm dediğim için binlerce hakarete maruz kaldım. Şimdi de yalan ve iftiralarla ‘gazetecilik’ faaliyeti adı altında sanatım kriminalize edilmeye çalışılıyor. Tarafıma yönelen iftiralar ve hakaretler için tüm yasal süreçleri başlatıyorum” dedi. Sosyal medya hesaplarından 2019 yılında yapmış olduğu paylaşımlar gerekçe gösterilerek CB Recep Erdoğan ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya hakaret ettiği iddiasıyla hakkında iki dava açılan halk müziği sanatçısı Kutsal Evcimen, “Bu kötü günlerin geçmesini diliyorum” dedi. Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan Evcimen, “Sanatın ve sanatçının muhalif olduğunu savunanlardanım. Nihayetinde bu halkın türkülerini söylüyorum. 2019 yılında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na karşı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumuna karşı paylaşımlarım olmuştu. Refleks göstermiştim. Akabinde şikâyet üzerine bu noktaya kadar geldik” ifadelerini kullandı. Evcimen ve avukatı Hüseyin Aygün’ün hazır bulunduğu duruşmayı sanatçılar Hüseyin Turan, Muharrem Temiz, Tolga Sağ, Sinan Güngör ve Erkan Genç’in de aralarında olduğu isimler takip etti. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bir sonraki duruşması 6 Ekim 2022 tarihine ertelendi. Grup Yorum üyesi Sevda Kurban, çıplak arama dayatmasına direndiği için “aramaya karşı direnmek” gerekçesiyle tutuklandı. Konuya ilişkin Grup Yorum’dan yapılan açıklamada, “Hapishanede bulunduğu sürede açılan bir davadan 2 yıl 6 ay hapis cezası alan üyemiz kendi iradesi ile Sakarya Hendek Kadın Açık hapishanesine gitmiştir. Sadece bir imza atıp salıverilmesi gerekirken özel olarak çıplak arama dayatılmıştır. Bu dayatmayı kabul etmeyen arkadaşımız bu duruma karşı direnmiştir.  Aramaya karşı direnmek ‘suçundan’ disiplin soruşturması açılarak kapalı hapishaneye gönderilmiştir” denildi.